Dijital Mamografi

Bu alan adı ve site satılıktır.
İletişim : 0535 769 09 25​

Meme kanseri kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arsında akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alıyor. Meme kanserinde erken teşhis ise hayat kurtarıyor. Meme kanserine mamografi çektirerek tanı koymak mümkün.

Mamografiler tanı ve tarama amaçlı olmak üzere ikiye ayrılır. Tanı amaçlı mamografi yaş göz önüne alınmaksızın memesinde sorun tespit edilen her kadına çekilmelidir. Tarama amaçlı mamografi ise ABD Kanser Derneği ve Radyoloji Birliği’nin önerisi (ülkemizde de bu öneriler kabul görmektedir) doğrultusunda aşağıda sıralanan durumlarda çekilmelidir.

  • Her kadın; 35-40 yaşlarında ilk mamografisini çektirmelidir.
  • 40-50 yaşları arasında her iki yılda bir kez çekilmelidir.
  • 50 yaş ve üzerinde her yıl bir kez çekilmelidir.
  • Eğer ailede meme kanseri hikayesi varsa; ilk kontrol mamografisi yaşı 30, sıklığı her yıl bir kez olmalıdır.

Yüksek riskli kadınlarda tehis için sadece mamografi yeterli değildir.

Mamografi; düşük doz iyonizan radyasyon kullanılarak memenin incelenmesini sağlayan ve meme kanserinin erken teşhisinde kullanılan en önemli görüntüleme yöntemidir. Tüm dünyada meme kanserine karşı hayat kurtarıcı ve yaşam süresini arttırıcı etkinliği kanıtlanmış tek incelemedir.

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni de meme kanseridir. Mamografi meme kanserinin erken teşhisinde en önemli görüntüleme yöntemidir. Bu nedenle, herhangi bir şikayeti olmasa bile 40 yaşından itibaren her kadın düzenli aralıklarla mamografi çektirmelidir.

Mamografi çekimi için herhangi bir ön hazırlığa gerek yoktur. Mamografi çekilirken meme, plastik iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçe sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu adet bitimini takip eden ilk haftada mamografi çekilmesi önerilmektedir. Bazı kadınlarda kafein içerikli gıdalar (kahve, çikolata, kola vb..) hassasiyeti arttırabilir. Bu nedenle çekimin 1-2 hafta öncesinden kafeinli gıdalardan uzak durulmalıdır. Mamografi çekilirken belden yukarısı çıplak olmalıdır. Bu nedenle çekime gelirken iki parça kıyafet (üst-alt etek ya da pantolon) giyilmesi önerilir. Film çekimini ve görüntü kalitesini etkileyebileceğinden göğüs ve koltuk altı bölgesinde deodorant, pudra, krem, losyon gibi kozmetik maddeler kullanılmamalıdır.

Dijital mamografi cihazında,  dijital olmayan cihazlara kıyasla daha az sıkıştırma uygulanır ve bu sıkıştırma sadece kaliteli bir görüntü alınmasını sağlayacak kadar yapılır. Mamografiyi çeken teknisyenin bilgili ve tecrübeli olması, çekilen mamografinin kalitesi yanında hasta konforu açısından da büyük önem taşır. Hastalar çekim sırasında genellikle ağrı değil sadece bir miktar basınç hisseder. Mamografi çekiminin, memenin daha az hassas olduğu adet dönemi sonrasına denk getirilmesi, bu rahatsızlığı azaltabilir. Mamografi çekimi sırasında ilaç kullanılmaz , iğne yapılmaz. İşlem genellikle 10 dk’dan az sürmektedir.

Mamografide sıkıştırmanın amacı;

  • Meme dokusunu incelterek hastanın daha az radyasyon almasını sağlamak,
  • Memenin hareketsiz kalmasını sağlayarak kaliteli görüntü elde etmek,
  • Meme içinde dokuların birbiri üzerine binmesini engelleyerek, yanlış tanıların önüne geçmektir.
Mamografide görüntü elde etmek için memenin görüntü dedektörü ve kompresyon plakası arasında bir miktar sıkıştırılması gerekir. Rutin mamografide her bir memenin önden ve yandan olmak üzere iki farklı pozisyonda görüntüsü alınır. Eğer şüpheli bir bulgu varsa bu alanı daha iyi görüntülemeye ve tanı koymaya yönelik ek filmler çekilmesi gerekebilir.
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en sık nedeni de meme kanseridir. Mamografi meme kanserinin erken teşhisinde en önemli görüntüleme yöntemidir. Bu nedenle, herhangi bir şikayeti olmasa bile 40 yaşından itibaren her kadın düzenli aralıklarla mamografi çektirmelidir.
Mamografide görüntü elde etmek için memenin görüntü dedektörü ve kompresyon plakası arasında bir miktar sıkıştırılması gerekir. Rutin mamografide her bir memenin önden ve yandan olmak üzere iki farklı pozisyonda görüntüsü alınır. Eğer şüpheli bir bulgu varsa bu alanı daha iyi görüntülemeye ve tanı koymaya yönelik ek filmler çekilmesi gerekebilir. Sıkıştırmanın amacı;
  • Meme dokusunu incelterek hastanın daha az radyasyon almasını sağlamak,
  • Memenin hareketsiz kalmasını sağlayarak kaliteli görüntü elde etmek,
  • Meme içinde dokuların birbiri üzerine binmesini engelleyerek, yanlış tanıların önüne geçmektir.

Dijital mamografi cihazında,  dijital olmayan cihazlara kıyasla daha az sıkıştırma uygulanır ve bu sıkıştırma sadece kaliteli bir görüntü alınmasını sağlayacak kadar yapılır. Mamografiyi çeken teknisyenin bilgili ve tecrübeli olması, çekilen mamografinin kalitesi yanında hasta konforu açısından da büyük önem taşır. Hastalar çekim sırasında genellikle ağrı değil sadece bir miktar basınç hisseder. Mamografi çekiminin, memenin daha az hassas olduğu adet dönemi sonrasına denk getirilmesi, bu rahatsızlığı azaltabilir.

Bazı kadınlarda kafein içerikli gıdalar (kahve, çikolata, kola vb..) hassasiyeti arttırabilir. Bu nedenle çekimin 1-2 hafta öncesinden kafeinli gıdalardan uzak durulmalıdır. Mamografi çekilirken belden yukarısı çıplak olmalıdır. Bu nedenle çekime gelirken iki parça kıyafet (üst-alt etek ya da pantolon) giyilmesi önerilir. Film çekimini ve görüntü kalitesini etkileyebileceğinden göğüs ve koltuk altı bölgesinde deodorant, pudra, krem, losyon gibi kozmetik maddeler kullanılmamalıdır.

Klasik mamografide kullanılan normal analog dedektörlerin yerini gelişen teknolojinin bir sonucu olarak dijital dedektörlerin alması ile dijital mamografi ortaya çıkmıştır. Klasik mamografiden farkı, dijital kameralarda olduğu gibi, görüntünün bir dedektör sayesinde dijital ortamda elde edilmesidir. Bu görüntü, radyologlar tarafından mamografi için özel olarak geliştirilmiş,  görüntü işleyebilen yüksek çözünürlüklü ekranlarda incelenebilir ve gerektiğinde film üzerine de basılabilir.

Dijital mamografinin, klasik mamografiye göre en önemli avantajı hastanın aldığı radyasyon dozunun daha düşük olmasıdır. Dijital mamografide, görüntü kalitesi de daha yüksek olduğundan, ek çekim ihtiyacı daha azdır. Ek çekim ihtiyacının az olması yine hastanın aldığı radyasyon dozunun düşük olmasına katkıda bulunmaktadır.

Dijital mamografide, klasik mamografiye kıyasla daha az sıkıştırma uygulanarak daha kaliteli görüntü elde etmek mümkün olabilmiştir.

Dijital mamografi, özellikle 50 yaş altındaki veya yoğun meme yapısına sahip kadınlarda, meme kanserinin erken bulgusu olan ‘mikrokalsifikasyon’ yani küçük kireçlenme odaklarının saptanmasında da üstünlüğe sahiptir.

Dijital mamografide görüntüler bilgisayar ortamında oluşturulduğundan film gerekmez. İsteğe bağlı olarak görüntüler filme ya da CD ‘ye kaydedilerek hastalara verilebilir.

Dijital mamografide görüntü daha hızlı elde edilir, arşivlenebilir ve PACS (Picture Archiving Communication Systems) adı verilen sistemler üzerinden farklı merkezlere gönderilerek hekimler arasında bilgi akışının sağlanması kolaylaşır.

Dijital mamografide görüntüler özel monitörlerde radyologlar tarafından daha detaylı olarak incelenir. CAD (Computer Aided Detection) adı verilen bilgisayar destekli tanı programları sayesinde bazı lezyonların gözden kaçması önlenir.

Komputerize radyografi (CR), klasik röntgen cihazlarının sonradan dijitale çevrilmesine verilen isimdir. Bu cihazlarla gerçekleştirilen mamografi incelemelerinde gerçek dijital mamografiye göre radyasyon dozu daha yüksektir.

Dijital mamografinin en büyük avantajı klasik mamografiye göre radyasyon dozunun daha düşük olmasıdır. Dijital mamografide klasik mamografilere kıyasla memeyi daha az sıkıştırarak kaliteli görüntü elde etmek mümkündür.

Dijital mamografi özellikle meme kanserinin erken bulgusu olan mikrokalsifikasyonların (küçük kireç odakları) saptanmasında önemli üstünlüğe sahiptir.

Dijital mamografide görüntülerin ekran üzerinde işlenebilmesi nedeniyle ek çekim ihtiyacı büyük ölçüde azalır ve böylece hastanın yeni çekim nedeniyle bir kez daha radyasyon alması engellenir.

Dijital mamografide görüntüler arşivlenebilir ve sistem üzerinden farklı merkezlere gönderilebilir. CAD (Computer Aided Detection – Bilgisayar Destekli Tanı) adı verilen özel programlar aracılığı ile şüpheli alanlar işaretlenerek daha az belirgin olan kanser bulgularının gözden kaçması önlenir.

Belli bir yaşın üzerinde, herhangi bir şikayeti veya klinik bulgusu olmayan sağlıklı kadınlarda meme kanserini erken teşhis etmek amacı ile düzenli aralıklarla yapılan mamografi incelemesine tarama mamografisi denir. Kişisel risk faktörlerinin varlığında (aile öyküsü, genetik yatkınlık vb.) tarama mamografisine daha erken yaşta başlanabilir. Tarama mamografisi, meme kanserinin erken tanısında tüm dünyada en yaygın kullanılan yöntemdir.

Ülkemizde 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlara yılda bir düzenli mamografi kontrolü yapılması önerilmektedir.

Meme ile ilgili şikayeti olan, muayenede anormallik saptanan ya da mevcut hastalığı nedeniyle takipte olan kadınlara yapılan incelemedir. Bu mamografide amaç patolojinin yapısı hakkında bilgi edinmek ve tanı-tedavide izlenecek yolu belirlemektir. Çekim tekniği yönünden tarama mamografisinden farkı yoktur.
Mamografi çekimi için herhangi bir ön hazırlığa gerek yoktur. Mamografi çekilirken meme, plastik iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçe sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu adet bitimini takip eden ilk haftada mamografi çekilmesi önerilmektedir. Bazı kadınlarda kafein içerikli gıdalar (kahve, çikolata, kola vb..) hassasiyeti arttırabilir. Bu nedenle çekimin 1-2 hafta öncesinden kafeinli gıdalardan uzak durulmalıdır. Mamografi çekilirken belden yukarısı çıplak olmalıdır. Bu nedenle çekime gelirken iki parça kıyafet (üst-alt etek ya da pantolon) giyilmesi önerilir. Film çekimini ve görüntü kalitesini etkileyebileceğinden göğüs ve koltuk altı bölgesinde deodorant, pudra, krem, losyon gibi kozmetik maddeler kullanılmamalıdır. Çekim günü önceki incelemelerinizi de yanınızda bulundurunuz.
Mamografi çekilirken meme, plastik iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçe sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu adet bitimini takip eden ilk haftada mamografi çekilmesi önerilmektedir. Bazı kadınlarda kafein içerikli gıdalar (kahve, çikolata, kola vb..) hassasiyeti arttırabilir. Bu nedenle çekimin 1-2 hafta öncesinden kafeinli gıdalardan uzak durulmalıdır.

Dijital mamografi cihazında,  dijital olmayan cihazlara kıyasla daha az sıkıştırma uygulanır ve bu sıkıştırma sadece kaliteli bir görüntü alınmasını sağlayacak kadar yapılır. Mamografiyi çeken teknisyenin bilgili ve tecrübeli olması, çekilen mamografinin kalitesi yanında hasta konforu açısından da büyük önem taşır. Hastalar çekim sırasında genellikle ağrı değil sadece bir miktar basınç hisseder. Mamografi çekiminin, memenin daha az hassas olduğu adet dönemi sonrasına denk getirilmesi, bu rahatsızlığı azaltabilir. Mamografi çekimi sırasında ilaç kullanılmaz , iğne yapılmaz. İşlem genellikle 10 dk’dan az sürmektedir.

Mamografide sıkıştırmanın amacı;

  • Meme dokusunu incelterek hastanın daha az radyasyon almasını sağlamak,
  • Memenin hareketsiz kalmasını sağlayarak kaliteli görüntü elde etmek,
  • Meme içinde dokuların birbiri üzerine binmesini engelleyerek, yanlış tanıların önüne geçmektir.
Mamografi incelemesinde verilen X ışını dozları oldukça düşüktür. Rutin bir mamografi incelemesinde alınan doz, iki tane akciğer filmine karşılık gelmektedir.

Yeni nesil dijital mamografi cihazlarında, klasik mamografiye kıyasla  radyasyon miktarı daha düşüktür. Dijital mamografide memeye daha az sıkıştırma uygulanır ve daha kaliteli görüntü elde edilir.

Foton sayma teknolojisine sahip tam dijital mamografi cihazlarında, diğer dijital cihazlara göre radyasyon dozu çok daha düşük olup görüntü kalitesi de daha yüksektir. Bunun sebebi diğer dijital cihazlarda, görüntü elde edebilmek için gereken ara basamakların ve teknik zaman kaybının foton sayma teknolojisinde olmamasıdır. Böylece mamografi çekimi sırasında vücudun aldığı radyasyon dozu, uzun bir uçak yolculuğu ile alınan radyasyon dozunu aşmamaktadır.

Mamografi çekimi ile meme kanserine bağlı ölüm oranlarının azaldığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Mamografi çekiminden, alınacak radyasyon dozu nedeniyle kaçınmak meme sağlığınızı tehlikeye atacak yanlış bir yaklaşımdır.

Gebeliğin özellikle ilk 3 ayında mamografi çekilmesi bebek açısından zararlıdır. Gebelik süresince süt bezlerinin gelişmesi sonucu memede meydana gelen değişiklikler nedeniyle mamografinin yararı sınırlı olmaktadır.

İleri gebelik haftalarında da çok gerekli ve acil olmadığı sürece mamografi çekilmesi önerilmez. Bunun yerine hasta ultrasonografi ve/veya MR ile değerlendirilir.

Emziren kadınlarda meme dokusundaki değişikliklerden dolayı mamografinin yararı sınırlıdır. Emzirme döneminde süt kanallarındaki artışa bağlı olarak meme yoğunluğu daha fazla olmaktadır. Bu yoğunluk artışı, mamografide ‘dens meme’ olarak karşımıza çıkmaktadır. Yoğunluk artışına bağlı olarak meme içerisindeki herhangi bir lezyonun görünürlüğünde bir miktar azalma olmaktadır.

Mamografi sırasında alınan radyasyon, annenin sütünü etkilemez. Mamografi çekiminden hemen sonra bebeğinizi rahatlıkla emzirebilirsiniz.

Gerekli bazı durumlar dışında emziren kadınlarda öncelikle ultrasonografi ve/veya MR gibi diğer görüntüleme yöntemleri tercih edilir. Radyoloji doktorunuzun gerekli gördüğü durumlarda mamografi de çekilebilir.

Meme silikonu olan kadınlarda tarama yöntemi yine mamografidir. Bilgili ve tecrübeli bir teknisyen tarafından yapılan mamografi incelemesi silikona hiçbir zarar vermez. Silikon bütünlüğünü ve mamografiye dahil olamayan alanları daha iyi değerlendirebilmek açısından mamografi ile birlikte mutlaka ultrasonografi de yapılmalıdır. Çekim öncesinde silikon olduğu röntgen teknisyenine mutlaka söylenmelidir.
BI-RADS (Breast Imaging Reporting and Data Systems), meme incelemelerinin raporlamasında kullanılan yöntemin adıdır. BI-RADS terimi, lezyonların tanımlanmasını, şüphe derecesini, hangi lezyona ne tür biyopsi yapılması gerektiğini, hastaya ve klinisyen hekime takip-tedavi yönünden tavsiyeleri içermektedir.

Bu yöntemin amacı memenin radyolojik inceleme raporlamasına standardizasyon getirmek, herkesin anlayabileceği ortak bir dil oluşturmak ve inceleme sonrası izlenecek yolu belirlemektir.

Kategori 0: Ek görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç var (tek yöntem ile kesin karar verilemeyen olgular)
Kategori 1: Normal mamogram (iyi veya kötü herhangi bir bulgu saptanmayan inceleme)
Kategori 2: Benign bulgular (kist benzeri iyi huylu olduğu kesin olan bulgular)
Kategori 3: Muhtemelen benign bulgular (saptanan bulgunun kötü huylu olma ihtimali maksimum %2 olan olgular)
Kategori 4: Şüpheli bulgular (kötü huylu olma ihtimali %2-95 olan bulgular içeren grup)
4A: hafif derecede şüpheli (kötü huylu olma ihtimali % 2-10)
4B: orta derecede şüpheli (kötü huylu olma ihtimali % 10-50)
4C: ileri derecede şüpheli (kötü huylu olma ihtimali % 50-95)
Kategori 5: Yüksek olasılık ile malignite düşündüren bulgular (kötü huylu olma ihtimali % 95-99 olan bulgulara sahip olgular)
Kategori 6: Malign olduğu bilinen olgular (doku tanısı ile kanıtlanmış kötü huylu kitle varlığı)

Amerikan Kanser Enstitüsü, Dünya Sağlık Örgütü ve Türk Radyoloji Derneği 40 yaşından itibaren tüm kadınlara yılda bir mamografi çekilmesini önermektedir.Kişisel risk faktörlerinin varlığında (aile öyküsü, genetik yatkınlık vb.) tarama mamografisine daha erken yaşta başlanabilir. 70 yaş üzerindeki kadınlarda, sağlık durumu elverdiği sürece, yılda veya iki yılda bir mamografi kontrolü tavsiye edilmektedir.

Comments are closed.